Kadınların genel olarak hayatlarının en önemli dönemlerinden biri olarak tanımladıkları, hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük değişimlerin yaşanabildiği hamilelik döneminin en konuşulan, en merak edilen konularından birini ele alıyor, hamilelik belirtileri arasında ilk sıralarda yer alan bir konuyu inceliyoruz bugün: Aşerme!

MANAV

Halk arasında aşermekle ilgili çeşitli kabuller ve inanışlar varsa da aşermek nedir ne değildir tam olarak öğrenelim, hamilelikte aşerme ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor bilelim dedik. Hamilelikte hangi yiyecekler aşerilir, aşerme nedenleri nelerdir gibi sorulara yanıt bulduğumuz kapsamlı bir dosya hazırladık. 

Hamilelik dönemini ağız tadıyla geçirmeniz ve minik bebeğinize sağlıkla kavuşmanız dileğiyle diyor ve başlıyoruz!

Buyursunlar…

“Aşermek gerçek midir, psikolojik midir?” diyenler buraya: Aşermek nedir?

romper

Manav

Aşermek, Türk Dil Kurumu tarafından “Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek” şeklinde tanımlanırken halk arasında genel olarak hamilelik döneminde kadınların yaşadığı, herhangi bir “maddeyi” tüketmeyi aşırı istemek olarak biliniyor. Maddeyi diyoruz çünkü aşerilen maddenin mutlaka bir yiyecek olması gerekmiyor. Eminiz, siz de bugüne dek hamilelerin toprak, kömür gibi farklı maddeleri yeme istekleri ya da doğrudan yemeleri ile ilgili hikayeler duymuş ya da en az bir kez böyle bir duruma tanık olmuşsunuzdur.

Aşerme ile ilgili halk arasında genel geçer kabul edilen bilgilerden biri de zamansız bir şekilde gerçekleşmesi ve genel olarak mevsiminde olmayan yiyeceklerin istenmesidir. Kışın ortasında erik ya da çilek yeme isteği gibi. Ancak bu durum aslında her aşerme için doğru değildir, çünkü neyin aşerildiği çoğunlukla vücudun ihtiyaç duyduğu maddeye göre değişiklik gösterir.

Aşermeyle ilgili doğru sanılan yanlışlardan biri de bu durumu yalnızca hamilelerin yaşadığıdır. Aşerme hamilelerle özdeşleştirilmiş olsa da her insan hayatının belirli dönemlerinde ya da hayatı boyunca farklı maddelere karşı aşerme haline girebilir. Tam burada da devreye “Aşerme gerçek midir, psikolojik midir?” tartışmaları giriyor aslında. Zira aşerme hali birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Bu durumun yaşanmasına hem fiziksel faktörler hem çevresel etkiler hem de psikolojik etkenler neden olabilir.

Peki bu yeme arzusu neden oluyor, hamileler bu durumu en çok ne zaman yaşıyor, her hamile kadın böyle bir evreden geçiyor mu? Buyurun detaylarını birlikte öğrenelim.

Peki ya her hamile aşerir mi: Aşerme nedenleri

momtricks

MANAV

Öncelikle bilinmesi gereken “Her hamile kadın mutlaka aşerir.” gibi bir durum söz konusu değildir. Bazı kadınlar neredeyse hamileliklerinin tamamı boyunca bir şeylere karşı aşerme eğilimindeyken bazı kadınlar hiç böyle bir süreci geçirmeden doğum yapabilir.

Aşerme nedenleri de kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterir. Alanında uzman birçok doktora göre, aşermenin en temel nedenlerinden biri hormonal değişikliklerdir. Vücudun gebelik sürecine girmesiyle birlikte yaşanan hormonal değişimler hücrelerin farklı yiyeceklerde ya da maddelerde bulunan vitaminlere, minerallere ihtiyacını artırabilir.

Aynı şekilde vücutta hamilelikten de önce var olan eksiklikler (demir eksikliği, kansızlık, vitamin eksikliği vb.) hamilelik döneminde daha çok ön plana çıkabilir ve beyninizin vücuttaki eksikleri kapatma isteğinden dolayı bu durum da kendini aşerme olarak gösterebilir.

Bunların yanı sıra çevresel ve psikolojik faktörler de aşerme konusunda tetikleyici etkilerde bulunabilir. Araştırmalara göre eş tarafından yeterince ilgi görmeme, çok kalabalık bir evde yaşama, şiddete maruz kalma, çok yoğun kokulu yemeklerin pişirildiği yerlere maruz kalma, kötü beslenme ya da hamilelikten önce kötü beslenme gibi nedenler de hamile kadınların aşerme halini sık sık yaşamalarında etkili.

Beklenmedik anlarda olur derler ama: Aşerme ne zaman başlıyor?

workingmother

MANAV

“Aşerme ne zaman başlar?” sorusuna gelirsek, tahmin edebileceğiniz gibi bu sorunun her kadın için geçerli tek bir yanıtı yoktur. Ama birçok jinekoloğa göre aşerme hali ilk trimesterde başlar, ikincisinde yoğunlaşır ve üçüncüde azalır. ‘Trimester’ nedir derseniz, trimester 9 ay olarak kabul edilen hamilelik sürecinin 12’şer haftalık periyotlara bölünmüş halidir. Yani aşerme hali ilk 12 haftada kendini göstermeye başlar, 12-24 hafta arasında yoğunlaşır ve 24-36 hafta arasında azalarak biter diyebiliriz.

Ancak birçok hamile kadının aşerme nedenine bağlı olarak bu durumu ilk 12 hafta içinde yaşayıp atlattığı da bilinmektedir. Eğer vücuttaki yararlı maddelerin eksikliğine bağlı olarak oluşan bir aşerme söz konusuysa ilk 12 hafta içinde tüketilenler tüm bu ihtiyacı kapatmaya yetebiliyor.Ancak aşerme halinin altında yatan nedenler ilgisizlik, saygı ve sevgi görememe gibi daha çok psikolojik etkenlerse aşerme hali 12-24 hafta içinde de yoğun olarak devam ediyor, hatta doğum ve doğum sonrası da uzayabiliyor.

Bu nedenle her kadının kendi duygu ve düşüncelerine dikkat etmesi, ne sebeple sık sık aşerdiğini doktoruna da danışarak saptamaya çalışması hem bebeğin hem de kendisinin sağlığı için oldukça önemli.

9 ay sürer mi dersiniz: Hamilelikte aşerme ne zaman bitiyor?

rd

Manav

İlk 12 ya da 24 hafta içinde azalması ve hatta bitmesi beklenen aşerme durumu genel olarak 9 ay boyunca devamlı olarak sürmüyor diyebiliriz. Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi bu, aşerme sebebine bağlı olarak büyük değişiklikler gösterebiliyor.

Hamileler hep aynı yiyecekleri aşermiyor aslında: Hamilelikte hangi yiyecekler aşerilir?

Hamilelikte aşerilen yiyecekler de kişiden kişiye değişiklik gösteriyor tabii. Bu durumu belirleyen faktörler arasında da yine hamile olan kişinin vücudunda bulunan maddelerin eksikliği/fazlalığı, beslenme düzeni gibi durumlar etkili oluyor. Tabii sadece bu kadarla da sınırlı değil, kişinin çocukluğundan bu yana süregelen beslenme alışkanlıkları, yaşadığı bölge, hormonlarındaki ve psikolojisindeki değişimler de etkili oluyor.

Küçük bir örnekle açıklamak gerekirse, Tekirdağlı olan ve artık bambaşka bir yerde yaşayan bir kadın, hamileliği süresince uzun süredir yeme fırsatı bulamadığı Tekirdağ’ın meşhur kirazlarını aşerebilir. Bu durum eski beslenme alışkanlıklarının, eskiden yaşadığı yerin coğrafi özelliklerinin ve tabii ki hormonlarının etkisiyle gerçekleşir.

Bu örnekten de anlayabileceğiniz gibi hamile bir kadının aşermesi için birçok sebep söz konusu olabilir. Asıl önemli olan aşermenin vücuttaki bir maddenin eksikliğinden olup olmadığını kavramaktır ki bu da hamile bireyin doktoruna danışarak ve gerekli görülen testleri yaptırarak öğrenebileceği bir bilgidir. Zira vücutta eksik bir madde nedeniyle aşerme gerçekleşiyorsa bu eksikliklerin kapatılması hem hamile kadının hem de bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir.

Araştırmalara göre hamilelik dönemindeki kadınların çoğunluğu çikolata, bal, ve meyve gibi tatlı yiyecekler aşerir. Bu durumun en temel sebebi hamilelik dönemindeki kadınların kan şekerinin düşmesidir. Vücut düşüşe geçen kan şekerini düzenleyebilmek için tatlı yemeye teşvik eder.

Canı tuzlu yiyecekler yemek isteyen kadınlarda ise bu durumun temel sebepleri vücuttaki sodyum eksikliği ve kan hacminin artmasıdır. Bu eksikliği gidermek ve artan kan hacminin ihtiyaç duyduğu sodyumu vücuda dahil etmek isteyen beyin, krakerden turşuya kadar birçok tuzlu yiyeceği aşermenize neden olabilir.

Limon, portakal gibi asitli yiyeceklere aşeren kadınlarda bu durumun nedeni ise mide asidinin ya da C vitamini başta olmak üzere çeşitli vitaminlerin eksikliği olarak görülür. Bu durumda da doktorun önerdiği yiyeceklerle vücuda ihtiyaç duyduğu takviyeyi yapmak önemlidir.

Yiyecek olmayan şeyleri aşerme: Pika nedir, bu durumla nasıl baş edilir?

30seconds

MANAV

Gelelim en önemli kısma, yani yiyecek olmayan maddelerin aşerilmesine. Eğer hamile bir kadın toprak, kömür, kum gibi yiyecek olmayan maddeleri yemek istiyorsa bu durum “pika” olarak adlandırılır ve pika durumu hem bebeğin hem de anne adayının sağlığını tehlikeye atabileceğinden baş edilmesi gereken bir sorun olarak ele alınabilir.

Çoğunlukla demir gibi çeşitli minerallerin vücutta yeterince bulunmamasından kaynaklanan bu pika halinden kurtulmak için mutlaka doktora danışılması ve vücutta eksik olan maddelerin bir an önce tespit edilip buna uygun ve sağlıklı alternatiflerin bulunması gerekir.

Aşırı kilo almak istemeyen, aşerdiği maddeyi bulamayanlar buraya: Aşerilen maddeyi yenilmediğinde ne olur?

romper

MANAV

Hamilelik döneminde sık sık aşerme durumu yaşayan kadınların en temel sorunlarından biri de aşerdiği her yiyeceği yiyip yememeye karar verme aşamasıdır diyebiliriz. Bu aşamada tercihlerinizi elbette hem kendi hem de bebeğinizin sağlığını düşünerek yapmanız gerekir.

Aşerdiğiniz yiyeceği bir türlü bulamıyorsanız ya da her aşerdiğinizi yemek istemiyorsanız hiç endişelenmeyin, zira alanında uzman birçok kadın doğum uzmanına göre aşerdiğiniz yiyeceğin bire bir aynısını yemeniz zaten gerekmiyor. Burada önemli olan aşerdiğiniz yiyeceğin içinde bulunan hangi maddeye vücudunuzun ihtiyaç duyduğu.

Yine bir örnekle açıklamak gerekirse, eğer canınız şerbetli bir tatlı, mesela baklava istediyse büyük bir ihtimalle kan şekerinizin biraz yükselmeye ihtiyacı var demektir. Eğer siz baklava bulamadığınız için üzülüyor ya da aşırı kilo almamak adına baklava yemeyi tercih etmiyorsanız bu durumda çok daha sağlıklı bir meyve yiyerek bu ihtiyacınızı giderebilirsiniz.

“Ne yersem yiyeyim olmuyor, mutlaka o baklavayı yemem gerek, aşeriyorum” gibi bir duygu içindeyseyseniz bu aşerme halinin altında psikolojik nedenler de yatıyor olabilir tabii. Bu durumda da mutlaka uzman doktorunuzdan destek almalı, onun yönlendirmeleriyle hareket etmelisiniz.

Tüm hamilelerin ağız tadı ve sağlıkla dolu bir gebelik geçirmeleri ve minik bebeklerine sağlıkla kavuşmaları dileklerimizle.

Hamile kadınları neler aşerdiklerine dair birbirinden ilginç örnekleri görmek isterseniz Hamile Kadınların Akla Hayale Gelmeyen Şeyler Aşerebildiğinin Kanıtı 15 Örnek yazımıza da bekleriz.

Kiraz ülkemizde bolca bulunan, temin etmesi kolay ve sağlıklı bir meyvedir. Kirazı; kurutarak, buzlukta bekleterek veya kavanozlayarak her mevsim yarar sağlayabilirsiniz. Kirazı bolca tüketmek kişiye sayısız alternatif tedaviler sunmaktadır. Kirazın faydaları , kullanım alanları ve daha birçok bilgiye sizin için derlediğimiz yazımızdan ulaşabilirsiniz.

 

 

Bilim dünyasında Prunus avium olarak bilinen kiraz, yaz mevsiminin olmazsa olmazlarından biridir. Tatlılardan meyve tabaklarına suyunun sıkılmasından reçelinin yapılmasına kadar hayatın hemen her alanında tüketilen meyve, sağlıklı ve bir o kadar da lezzetlidir.

Dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen kiraz, Türkiye’de de bolca bulunmaktadır. İklim koşulları sağlandığında oldukça verimli olabilmektedir. Uluslararası kiraz üretimine göz gezdirildiğinde listenin başında Türkiye’yi görebilmek mümkün. Dolayısıyla kiraz ihracatının Türkiye ekonomisine büyük katkısı olduğu söylenebilir.

 

Meyve olarak taze toplanıp tüketilen kirazın kurutulmuş, suyunun sıkılmış ya da sos olarak hazırlanmış şekilleri de mutfaklarda yerini almaktadır. Kullanım alanı bu denli geniş olan meyve aynı zamanda cilt bakımının da bir parçasıdır.

 

 

Gülgiller familyasından olan kiraz, tatlı aroması ile pek çok tarifin içinde yer alan bir meyvedir. Bununla beraber yalnızca toplandığı gibi yıkanarak da tüketilebilmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda kirazın faydalarının pek azına hakim olunduğu, bilindiğinden daha şifalı bir meyve olduğu ortaya çıkmıştır. Yalnızca sağlığa faydası nedeniyle tüketilmesi gereken kiraz, halk arasında farklı isimlerle bilinmektedir.

Bölgesel farklılıklar taşıyan meyve, iklim koşullarından etkilenen özenli bakım gerektiren bitkilerden biridir. Oldukça köklü bir tarihe sahip olan kiraz meyvesi, Yunan mitolojisinde doğuma ve yeniliğe işaret etmektedir. Karadeniz’de yer alan Giresun ili ise adını kiraz anlamına gelen Kerasus isminden almıştır.

Kiraz Çeşitleri Nelerdir?

Kiraz Çeşitleri Nelerdir?

Oldukça farklı lezzette birçok farklı isimde kiraz çeşidi bulunmaktadır. Bu çeşitlerden en bilinenleri Edirne, Napolyon ve turfanda kirazlardır. Orta sertlikte ve oldukça verimli olan bu türlerin dışında early lory, vista, stella kirazları da bulunmaktadır. Karagevrek, karabodur türleri halk arasında bilinen merkezi Türkiye olan kiraz çeşitleridir. Bu çeşitlerin yanında 0900 ziraat, Van, bing, berryessa kirazları da kiraz isimleri arasında yer almaktadır. Farklı dönemlerde ve tatlarda olan bu türlerin sertlikleri ve verimlilikleri de değişkenlik göstermektedir.

Kirazın Özellikleri Nelerdir?

Kirazın Özellikleri Nelerdir?

Yalnızca meyve olarak değil sağlık deposu olarak düşünülen kiraz; demir, potasyum ve kalsiyum içermektedir. Ayrıca içinde bulunan A, B, C vitaminleriyle insanı pek çok hastalıktan korumaktadır. Kiraz düzenli tüketildiğinde ciltte meydana gelen yaşlanmaya engel olmaktadır. Kırışıklıklar ve yüz çizgileri kiraz yiyen kişilerde oldukça az olacaktır. Tüm bunların yanında aşırı tüketim durumunda sorun yarattığı da bilinmektedir. Kiraz fidesinden yaklaşık 5-6 yıl meyve alınmaz ve ömrü 60-70 yıl kadardır. Kiraz ağacı meyve vererek yaz mevsimini başlatır ancak mevsim sonu toplanmazsa yağışlarda hemen kurtlanırlar.

Kiraz Nasıl Yetiştirilir?

Kiraz Nasıl Yetiştirilir?

Kiraz ağacı, köklü ve yıllıklı bir ağaçtır. Bu nedenle henüz ekmeden önce uzun yıllar boyunca orada olmasını istiyorsanız mevsim ve toprak şartlarını önceden öğrenmelisiniz. Her şeyden önce kuru ve çorak toprakları tercih etmediğini bilmelisiniz.

Havalandırmaya elverişli ve derin toprak yapısı, kirazın en rahat yetiştiği topraktır. Derin bir çukur içine koyulan tohum, ağacın daha verimli olmasını sağlayacaktır. Kuru topraklarda küçük meyveli, seyrek dallı olan kiraz ağacı; nemli topraklarda serpilerek daha iri taneli meyveler vermektedir. En erken çiçeklenen kiraz, baharın ve yazın müjdeleyicisi olarak kabul edilmektedir.

Yapraklarının da en az meyvesi kadar şifalı olduğu bilinen kiraz ağacı, yağmursuz çiçeklenme sürecini sever. Bu nedenle kiraz ağacını yetiştirmek istediğinizde sıcak hava koşullarını gözetmeniz önemlidir. Kış soğuğunun -20ºC’yi bulduğu yerlerde kiraz yetiştiriciliği yapılamamaktadır. Bununla beraber rakımı yüksek olan yerler, kiraz üretmek ve meyve elde etmek için en ideal yerlerdir.

Kirazın Faydaları Nelerdir?

Kirazın Faydaları Nelerdir?

Kadın hastalıkları için oldukça etkileyici olan kiraz, regl sürecinde ağrıların önüne geçmenize yardımcı olacaktır. İçinde yer alan beta karoteni ile kanserli hücreleri yok eden meyve, kanserle savaşan pek çok kişinin bağışıklığını güçlendirmektedir.

Beyin gelişimini yüksek oranda artıran kiraz, bunama ya da Alzheimer gibi hastalıkların meydana gelmesine izin vermemektedir. Kirazda bulunan glisemik indeks değerleri şeker hastaları açısından tehdit oluşturmaz ve bolca tüketilebilir kılar.

Sindirim sistemini destekleyen meyve aynı zamanda metabolizmanın hızını ikiye katlar. Dolayısıyla kiraz tüketirken kilo vermek çok daha kolaydır. Bununla beraber içinde bulunan melatonin ile uyku düzenini korumayı sağlayan kiraz, gün içinde sinir sisteminin de rahatlamasına yardımcı olmaktadır.

 

Yapılan araştırmalar doğrultusunda ağrı kesici etkisi bulunduğu ortaya çıkan kirazın, kaslarda meydana gelen sancıları kestiği bilinmektedir. Farklı nedenlerle meydana gelen kas ağrıları ya da zonklamalar tüketilen kiraz meyvesi ve suyu ile iyileşebilmektedir. Özellikle kiraz suyunun düzenli olarak içilmesi basit ağrıların hissedilmeden ortadan kalkmasına yardımcı olmaktadır. Yaprakları ile varise çözüm olan kiraz, taze sıkılmış meyve suyu ile baş ağrısına da çözüm olmaktadır.

Kirazın Kullanım Alanları Nelerdir?

Kirazın Kullanım Alanları Nelerdir?

Mutfakların olmazsa olmazı kiraz en çok taze meyve olarak tüketilmektedir. Bunun yanında özellikle hoşafının yapılmasıyla yazın soğuk içilen içecekler arasında ilk sıralarda yerini almaktadır. Tatlı ve özel bir lezzeti olan kiraz reçeli de kahvaltı sofralarının olmazsa olmazıdır. Ayrıca kurabiyelere ve tatlılara üzerinde kiraz marmeladı ile eşsiz bir lezzet verilmektedir. Doğal bir ağrı kesici olan kirazdan, kiraz sirkesi de yapabilirsiniz. Yazın toplandıktan sonra temizlenip buzluğa kaldırılan kiraz, kış mevsiminde zaman zaman kullanılabilmektedir. Özellikle içecek olarak hazırlamak için buzluklarınızda muhakkak kiraza yer açmalısınız.

Çekirdeksiz, ince kabuklu olan çekirdeksiz karpuzun her yeri göbeği gibi çok tatlı ve suludur. Dünyada sadece Amerika, İtalya, İspanya ve Antalya’da üretilmektedir. Tek başına yenildiğinde mükemmel enerji veren bir kahvaltı veya ferahlatıcı bir aperatiftir. Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvesidir. İçerdiği likopen sayesinde kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. A, C vitaminleri ve mineraller bakımından zengindir.

İNCİR: Çok lifli bir besin olan incir A, C ve B vitaminlerinin yanında sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve demir mineralleri açısından oldukça zengindir. Ayrıca, özellikle kuru incirde omega-3 ve omega-6 yağ asitleri ve protein bulunur.

İncirin Yararları: İçerdiği yüksek lif oranı sayesinde sindirimi hızlandırır ve kolaylaştırır. Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Vücuda kuvvet ve enerji verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Halsizliğe ve unutkanlığa iyi gelir. Öksürük ve boğaz ağrılarına iyi gelir. Nezle ve bronşite faydalıdır. Özellikle Kuru incir balgam söktürür. İncir, kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp ve damar hastalıklarına karşı vücudu korur. Kansere karşı da koruyucudur. Basura iyi gelir. Bakteri ve virüslerin çoğalmasını önleyerek hastalıklara karşı direnci arttırır.

İncir Nasıl Kullanılır? İncirin meyvesi yaş ve kurutularak yenebilir, reçeli ve kompostosu yapılır. Ayrıca incir ağacının dallarından akan beyaz sütten de yararlanılır. Dallarından akan sütü nasır ve siğillere sürülürse iyi gelir. Kuru incir kalori, protein, potasyum, kalsiyum ve demir açısından daha besleyicidir.

Çekirdeksiz, ince kabuklu olan çekirdeksiz karpuzun her yeri göbeği gibi çok tatlı ve suludur. Dünyada sadece Amerika, İtalya, İspanya ve Antalya’da üretilmektedir. Tek başına yenildiğinde mükemmel enerji veren bir kahvaltı veya ferahlatıcı bir aperatiftir. Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvesidir. İçerdiği likopen sayesinde kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. A, C vitaminleri ve mineraller bakımından zengindir.