Aşeren Manavı

Dut

 Dut
Okunuyor Dut

Dut Nedir?
Dutgiller yani Moraceae familyasından Morus cinsini oluşturan ağaç türüne Dut denilmektedir. Türkiye’de ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetişmektedir. Antiseptik ve antioksidan özelliği ile kanı sağlıklı tutan ve yüksek lif içeriğiyle şifa kaynağı olan Dut; geleceğin en önemli tedavi edici besinleri arasında gösterilmektedir.

Türkiye’de dutun yetişme koşulları çok elverişli olsa da , uzun yıllar dutun meyve potansiyelinden değil ; kerestesinden faydalanılmış ve dolayısıyla dut ağaçları kesilmiştir. Bunun yanı sıra ; dutun yaprakları da ipekböceği yetiştiriciliğinde kullanılmaktadır. Son yıllarda kent yaşamının getirdiği ağır yüklerden dolayı , organik tarım ve şifalı bitkiler önem kazandığından , dut meyvesi de yüksek besin değeri nedeniyle daha fazla değerlendirilmeye başlamıştır.

Yaygın olarak yetiştirilen dut türleri ; Morusalba (beyaz dut), M. nigra (karadut) ve M. rubra (kırmızı veya mor dut) olsa da ; Ak Dut , Çin Dutu , Afrika Dutu, Moğol Dutu, Teksas Dutu, Himalaya Dutu, Ihlamur Yapraklı Dut gibi birçok farklı dut türü bulunmaktadır.

Dut bitkileri, 15 m’ye kadar boylanır. Hızlı büyürler. Gövdeleri silindirik, dik ve kalın; kabuk çatlaklı ve gri-kahve renklidir. Tepe çapı 6 – 8 metre olup, seyrek ve top görünümlüdürler. Kökleri etli, gevrek yapıda ve kırılgandır. Yaşlandıkça kuvvetli yan kökler geliştirir. Bu nedenle dut ağaçları; rüzgâra dayanıklıdır. Dutun çiçekleri genellikle Nisan ve Mayıs aylarında baharın gelmesiyle açarlar. Ve rüzgâr yoluyla tozlaşmaları gerçekleşir.

Dut ağaçlarında erkek ve dişi çiçekler aynı ağaçta , bir arada yer alırlar. Haziran Temmuz aylarında ; erkek çiçekler dökülür , dişi çiçekler daha olgunlaşır ve meyve haline gelir. Ardından meyvelerin toplandığı hasat zamanı başlar.

Dut’un Faydaları
Doğal antibiyotik ve antiseptiktir.
Kanı temizler, kan dolaşımını düzenler.
Kandaki iltihabı kurutur.
Kan basıncını düzenler, pıhtılaşmayı engeller.
Egzama gibi deri hastalıklarına iyi gelmektedir.
Zengin miktarda demir içerdiği için kansızlık sorunlarını giderebilir.
Karaciğeri ve böbrekleri toksinlerden temizler ve aşırı yorulmalarını engeller.
Bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir besin kaynağıdır.
Kolestrolü dengede tutar.
Demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez ve bakır dahil olmak üzere günlük besinlerin çoğunu sağlamaktadır.
Şeker yerine tüketildiğinde şeker hastalığından korur.
Böbreklerin yağını besler.
Boğaz şişkinliğine, çiçek ve kızamık hastalıklarına şifalıdır.
Mideyi ve bağırsakları güçlendirir, idrarı söktürücü etki yapar.
Soğuk algınlığından kaynaklanan boğaz ağrılarına faydalıdır.

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın